
Geçen sezon devre arasında Kewell'ın gönderilmesi gündemdeydi, Ocak ayının sonunda da Galatasaray taraftarı tepkisini koydu, baskı yaptı, "Herşeye Rağmen Kewell" dedi ve Kewell'ın gönderilmesine izin vermedi, belki geçen sezon için kötü oldu, belki doğrusu nonda'nın tutulup kewell'ın gönderilmesiydi, ancak ne olursa olsun o özel biri hem forma hem tribün açısından.. O gün de demiştim şimdi de diyorum, ortalama her 2.5 yılda bir şampiyon olan bir takım için şampiyonluktan çok ama çok daha değerlidir Kewell gibi adamlar.. Taraftar çoğu zaman saçmalasa da böyle nüansları bilir, o yüzdendir ki takıma çok fazla katkı sağlayan, takımın hücum hattının katalizörü denebilecek Keita'nın gönderilmesine, sakatlıklar sonucu oynayıp oynamayacağı bile belli olmayan Kewell gibi tepki gösterilmemiştir..
İyi ki varsın Kewell..
Size layık değil ama teşekkürler Afrika..
| Posted in

Yıllarca sömürdüğü halkın evine seçim öncesinde gidip kameralar karşısında, "bakın biz de sizin sefil hayatlarınız içinde yer alabiliyoruz, halinizden anlıyoruz, bakın bakın biz de yer sofrasında yemek yiyip, çamurlu yollarınızda yürüyebiliyoruz.. Hepimiz biriz aslında" ayağı yapması gibi birşeydi belki de sömürenlerin halı saha kiralar gibi "hadi bu yıl afrika'da oynayalım sevinsin garibanlar" demesi ama yine de afrika'da olması güzeldi ekran başında bile olsam, vuvuzela beynime tecavüz etmiş bile olsa yine de en evimde gibi hissettiğim kupaydı..
Size layık değil ama teşekkürler Afrika..
Ayrıca hadi içine ettiğiniz coğrafyada kupayı, yalandan şirinlikler, sahiplenmeler falan filan eyvallah da, hesabı ödeyin bari arkadaş, ne de olsa ağanın eli tutulmaz..
2010 Kadrosu
| Posted in

2010 için en iyiler kadrosu (bence):
-----------------------STEKELENBURG--------------------------
---LAHM-------PUYOL-------------MERTESACKER------FUCİLE---
---------------------------XAVI--------------------------------
---SNEİJDER-------------------------------------MULLER-------
----------KLOSE----------VILLA-------------FORLAN------------
YEDEKLER:
1 NEUER
2 MAİCON
3 RAMOS
4 LUGANO
5 INIESTA
6 SCHWEINSTEIGER
7 ROBBEN
8 RODRIGUEZ
9 GYAN

Final öncesinde, herkesin ısrarla söylediğinin aksine bence gayet keyifli bir turnuva izledik. Yeni Zelanda'nın onurlu mücadelesi, Şili'nin futbola saygı duruşu olarak algılanabilecek hücum futbolu, Almanların belki önümüzdeki 10 yıla damga vuracak jenerasyonu ve Maradona'nın hezimet sonrası kızına uzun uzun sarıldığı anlar ve Hollanda süprizi ile bence gayet başarılı bir turnuvaydı..
Özellikle Almanya'nın İngiltere ve Arjantin'i ezip geçtikten sonra İspanya karşısında düştüğü durum İspanya'nın görkemli olmasa da yenilmez futbolunu bir kez daha tasdikledi.. Xavi, İniesta çevresinde kurulmuş bir takımın rakip takımı ne kadar kötü hallere düşürebildiğini zaten Barcelona'dan biliyorduk ama dünya kupasında izlemek de ayrıca etkileyiciydi..
Bunun yanında Gana'nın Afrika'nın takımı olarak yola devam edişi ve belki de turnuvanın en unutulmaz anında elenmesi bu turnuvanın en azından vuvuzela kadar simge bir anısı olacak.. Gyan'ın penaltıyı kaçırıp kaderi değiştirdikten sonra penaltılarda ilk penaltı atışına gelip onu da 90 a çivilemesi gerçekten koltuklarımıza yapışmamızı sağladı..
Arjantin'in şampiyon olmasını çok istiyordum, ama görünen köy kılavuz istemedi, orta sahası olmayan defosu bol bir takımın dünya kupası gibi konsantre bir rekabet alanında başarılı olma şansı mucize ile eş değer bir ihtimaldi sadece..
Sonuç olarak latin amerika rüzgarıyla başlayıp, avrupalıların ağırlığını sonradan koyduğu, maradona'lı, vuvuzelalı, dramatik anları bol, büyüklerin kapışmasına yeterli sayıda şahit olduğumuz güzel bir turnuva izledik, bu akşamdan itibaren geri sayım başlayacak.. ilk hedef 2012 euro cup..
