
Aziz Yıldırım, işler her yolunda gitmediğinde yapmayı alışkanlık haline getirdiği şeyleri yapmaya devam ediyor, tesisleşme, kurumsallaşma gibi konularda ne kadar başarılı ise, sportif olarak da bir o kadar başarısız olduğunu 12 koca yılda dahi anlamamış bir halde, "ben herşeyin doğrusunu yaptım" mottosunu hala üzerinde bir rütbe gibi taşıyarak ve kendinden başka herkese suç bularak yoluna devam ediyor..
Fenerbahçe ve Galatasaray kendi maçlarında lehte ve aleyhte yapılan hatalar teraziye konsa birbirleriyle eşit düşecek, ancak diğer anadolu takımları ile kıyaslandıklarında utanç içinde kalacakları bir tabloyla karşılaşırlar. Buna rağmen büyük dediğimiz takımların harcadıkları onca paraya rağmen yeterli başarının sağlanamaması üzerine devamlı sarılınması gereken başka sebeplere ihtiyaçları olur.. Bu hep böyle olmuştur.
Ancak yine de bu büyük camiaların kendilerine has bir üslubu , bir ahlak anlayışı olmalıdır. Devre arasında hakemin odasını basarak, "adam gibi yönetin lan maçı" üslubu takındıktan sonra o hakemden düzgün yönetim beklemek aptallıktır.
Bunu bu ligin diğer 17 takımının dahası federasyon ve mhk nin kabullenmesi ise daha büyük aptallıktır. Tribünde çıkan bir kavga üzerine, üstüne gelen başka kimse de yokken kendini alt tribüne atan akıl sağlığı şüpheli kişinin yarattığı olaya "tribünden adam atmak" diye bakabilenlerin, hakem odasına hem de maç bitmeden girme küstahlığını gösteren, hakemi azarlayan bir başkana nasıl katlanabildiklerini anlamak ancak ikiyüzlülük ile açıklanabilecek bir durumdur.
Aziz Yıldırım bu kadar para harcayıp bu kadar basiretsiz bir takım kurduğunu ve başkanlık yaptığı yanılmıyorsam 12 yılda 6 galatasaray, 4 fenerbahçe şampiyonluğu görebilmiş bir başkan olarak yaptığı onca olumlu şeyin yanında sportif başarıyı neden sağlayamadığını düşünmek yerine her bulunduğu ortamda kabadayılık yapmak, her 2-3 yılda bir yalandan istifa şovlarını tekrarlamak, işine gelmediğinde verin topumu oynamıyorum diyen çocuk edasıyla kulüpler birliğine ancak başkan olduğu takdirde katılmak gibi alışkanlıklarına sıkıca sarılmasını insan anlamakta zorlanıyor..
Ve bu hakemlerin otoritesini sarsmak için tüm çabaların harcandığı, büyüklere hata yapan hakemlerin düdüklerini asmaya kadar gittiği, takım isimlerinin adalet duygusunun çok üzerinde olduğu bir ülkede hakemlerden ne tür bir başarı bekleniyor gerçekten anlamak mümkün değil. Bu yönetici tavırları, bu medya maymunlukları, bu güdük futbol anlayışı ile fazlasını hakettiğimizi düşünüyor olamayız!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Comments (0)
Yorum Gönder